Perimortem Sezaryen Sayacı
SB — Hastane Öncesi Obstetrik Aciller Eğitim Rehberi · s.3
Gebe arrestinde geçen süre sayacı: t=0 KPR + uterus deviasyonu, t=4 dk insizyon kararı, t=5 dk doğum hedefi.
Perimortem sezaryen ≥20 haftalık gebelikte veya fundus umbilikus ve üstündeyken gündeme gelir (s.3).
Kaynak: SB — Hastane Öncesi Obstetrik Aciller Eğitim Rehberi · s.3
Klinik karar aracıdır. Motor yalnız kaynaktaki kuralı uygular; hekim sorumluluğunun ve kurum protokolünün yerine geçmez.
Kaynak metnin birebir hâli (SB — Hastane Öncesi Obstetrik Aciller Eğitim Rehberi · s.3)
3 MATERNAL RESÜSİTASYON Maternal kardiyak arrest gebeliğin herhangi bir döneminde veya doğumdan 6 hafta sonraya kadar olan dönemde gerçekleşen kardiyak arresttir. Ani kardiyak arrest, kardiyak veya non- kardiyak kaynaklı olabilir. Non-kardiyak nedenler kanama, sepsis, anestezi ve ilaç ilişkili komplikasyonlar, masif pulmoner emboli, vasküler kollaps (anafilaksi, amnion sıvı embolisi gibi) ve travmayı içerir. Gebelikte oluşan fizyolojik değişiklikler kardiyopulmoner resüsitasyon uygulamalarını etkiler. 20. gebelik haftasından sonra uterus vena kava inferior ve aortaya bası yapar, venöz dönüş azalır ve kardiyak output %30-40 azalır. Bu pre-arrest hipotansiyon ve şoka neden olur, kritik hastada arresti hızlandırabilir. Kardiyak arrestten sonra, venöz dönüşte ve kardiyak outputta azalma göğüs kompresyonlarının etkinliğini sınırlar. Manuel olarak uterusun sola doğru yer değiştirilmesi aortokaval basıyı azaltmanın en kolay yoludur ve sol lateral eğim (15- 30 derece) verilmesiyle birlikte daha etkin olur. Uterusu yukarı ve sola doğru kaldırarak uygulanabilir. Gebelikte hormonal etkiler nedeniyle nazofarinks, orofarinks, larinks ve trakea mukozasında ödem gelişebilir, dil büyür ve mallampati skoru artar. Havayolu girişimleri zorlaşır. Fetus hipoksiye anneden daha dayanıklıdır. Kısa süreli hipoksilerde (3-5 dk) fetusta nörolojik hasar olmayabilir. Yaşam zinciri 4 halkadan oluşur. Arrestin erken tanınması, göğüs kompresyonlarına erken başlanması, erken defibrilasyon ve resüsitasyon sonrası bakım olarak sayılabilir. Anormal solunumu olan veya solunumu olmayan kişi, uyarıya yanıtsızsa bu durum kardiyak arrest olarak tanımlanır. Bu amaçla hastanın omuzuna dokunularak, hafifçe sarsılır ve yüksek sesle “İyi misin?” denilerek tepki verip vermediği görülür. Cevapsızlık ve anormal solunum diğer birçok hayatı tehdit eden acil durumla ilişkili olabilir ama kardiyak arrest için yüksek duyarlılıkta bir tanısal kriterdir. Agonal solunum; zorlu, yavaş veya aralıklı solunum, inleme, iç çekme şeklinde olabilir ve kardiyak arrest vakalarının %50’sinde görülen solunum şeklidir. Arrest tanısı konduktan sonra hemen yüksek kalite göğüs kompresyonlarına başlanmalıdır. Eğer uterus umblikusta veya üzerinde ise aortokaval basıyı azaltmak için sola laterale doğru yer değiştirilmeli ve göğüs kompresyonuna devam edilmelidir. Dakikada 100 kompresyon hedeflenmelidir, 120’yi geçmemelidir, göğüs en az 5 cm komprese edilmelidir ama 6 cm’yi geçmemelidir. Göğüs kompresyonları için standart el pozisyonu kullanılmalıdır. Ventilasyona her 30 kompresyon sonrası 2 ventilasyon şeklinde başlanmalıdır. Gebelerde erken entübasyon düşünülmelidir. Gebe olmayan kadınlarda kullanılandan 0,5-1 mm daha küçük endotrakeal tüp ile entübe edilmelidirler. Hasta entübe edilemiyorsa laringeal maske gibi supraglottik havayolu gereçleri kullanılmalıdır. 2 defadan daha fazla laringoskopi denenmemelidir. Balon-maske ventilasyonu ile de solunuma devam edilebilir. Yüksek akımla oksijen verilmelidir. Ventilasyon sırasında yüksek sayı ve volümden kaçınılmalıdır, göğsü kaldıracak şekilde dakikada 10 soluk